Aile kavramına bağlı olan ebeveynlik kavramı, zaman içinde gelişir ve toplumlara göre farklılık gösterir. Elle a été d'abord utilisée par certaines disciplines des sciences des humaines, such as l'anthropologie (fonctions parentales), la psychanalyse (lien psychique) et la sociologie (formes familiales), avant de passer dans le langage courant à partir des années 1980. Houzel grubu, Catherine Sellenet[2], Claude Martin[3] ya da Gérard Neyrand[4] gibi birçok klinik ve sosyolojik yaklaşım geliştirilmiştir. Sosyolog Pascal Gaberel, 1990'dan bu yana Kuzey Amerika'daki risk ve çocuk sağlığı göstergelerinin istatistiksel analizinden yola çıkarak, iyi ebeveynlik normlarını belirleyen ve günümüzde de devam eden çocuk sağlığı ve refahı konusundaki mücadelenin başarılı sonuçlarını ortaya koymuştur[5].
Ebeveynlik üzerine yazılanların bütünü içinde, ilk olarak vaka incelemelerine dayanan çalışmaları, daha sonra da psikiyatrist ve psikanalist Didier Houzel'in yönetimindeki bir araştırma grubunun ebeveynliğin kavramsallaştırılmasına ilişkin ilk denemesini ve sonuçlarını «Les enjeux de la parentalité»[6] adlı kitapta yeniden aktarılan çalışmaları sayabiliriz, Claude Martin adlı sosyolog tarafından yönetilen bir grubun, Accompagner les parents dans leur travail éducatif et de soins başlığıyla yayınlanan çalışmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçmiştir. Un état de la question[7].
Ebeveynlik, l'axe de l'exercice, l'axe de l'expérience ve l'axe de la pratique de la parentalité olarak adlandırılan üç eksene göre tanımlanmaktadır.
L'axe de l'exercice de la parentalité peut se définir comme se rapprochant du domaine juridique since'it regroupe l'ensemble des droits et des devoirs qui se rattachent à la fonction parentale et à la filiation, à titre d'exemples on peut citer l'autorité parentale or encore la transmission du nom.
L'axe de l'expérience de la parentalité pourrait être qualifié d'axe du ressenti de la parentalité, il est en effet intimement lié à l'affect. Hayali çocuk ile gerçek çocuk arasındaki dengenin önemini ve bunun bir çocuğun ebeveyn olduğunu hissetme ya da hissetmeme durumu üzerindeki etkisini vurgulamaktadır.
Ebeveynlik pratiğinin ekseni, çocuğun günlük yaşamındaki eylemlerin bütünü olarak tanımlanır: beslenme, eğitim, bakım... Ebeveynliğin bu yönü, özellikle de çocuğun yerleştirilmesi durumunda üçüncü bir kişiye devredilebilir.
Bu açıdan bakıldığında, daha önce açıklanan üç eksenli kavram, üç eksenden birinin uygulanmasında zorluklar yaşayan ebeveynler için ebeveynliğe eşlik etme fikrinin temellerini oluşturmaktadır. Ebeveynler, çocuklarının ihtiyaçlarına tam olarak cevap verebilecek araçlara sahip olabilirler (pratik ekseni) ancak çocuklarıyla duygusal alışverişlerinde başarısız olabilirler (deneyim ekseni) ve daha kişisel bir yardım önerilebilir.
Otorite paylaşımı ve aile yapısı
Bağlantılı makale : Parentalité LGBT.
Yasal düzenlemelerde, la parentalité ve la coparentalité, ebeveyn otoritesinin hukuki paylaşımı alanında kullanılan terimlerdir [anlaşılmaz]. La Commission nationale consultative des droits de l'homme définité la parentalité par ses juridiques, avec les devoirs des parents et leurs droits relatifs à l'autorité parentale et à la filiation.
Sosyolojik açıdan daha çok yeni evlilik biçimlerini ve ailevi yaşamları tanımlamaktadır. C'est donc plutôt au sens de structures familiales qu'il faut alors l'entendre. Artık tek ebeveynli ailelerden[8], homoparentale ailelerden ve hatta yeniden birleşmiş aileler söz konusu olduğunda çok ebeveynli ailelerden de söz edilmektedir. Ayrıca bir evlat edinme şeklini (evlat edinen ebeveynlik...) veya bir çocuğun dünyaya gelmesiyle ebeveynlerin durumunu (gecikmiş ebeveynlik) da tanımlayabilir.