Tıkınırcasına yeme bozukluğunu anlamak
Tıkınırcasına yeme bozukluğu, kontrol kaybı hissiyle büyük miktarda yeme ataklarının tekrarlanmasını içerir; genellikle bunu utanç, sıkıntı veya gizlilik izler. Bu bir disiplin eksikliği değildir; duygusal, biyolojik ve çevresel etkenler bunun oluşumuna katkıda bulunabilir.
Tıkınırcasına yeme bozukluğu tanınmış bir klinik durum olabilir, ancak tanı, şiddet ve uygun bakım düzeyini yalnızca yetkili bir uzman değerlendirebilir. Bu sayfa bilgi ve yönlendirme amaçlıdır; sizin durumunuzu bilen bir klinisyenin kişisel değerlendirmesinin yerine geçmez.
Yaygın belirtiler ve yaşanmış deneyimler
Tıkınırcasına yeme bozukluğu kişiden kişiye farklı görünebilir. Aşağıdaki belirtiler kendi kendine tanı koyma için bir kontrol listesi değildir; ancak insanların tanıyabileceği yaygın deneyimleri tanımlar.
- Kontrol kaybıyla, rahat doyma hissinin ötesine kadar yemek
- Gizlice ya da duygusal olarak bunalmışken tıkınırcasına yeme
- Yemekten sonra utanç, tiksinti veya suçluluk
- Sonrasında kısıtlama; bu da bir sonraki tıkınırcasına yemeyi tetikleyebilir
- Yemeğin uyuşturma, yatıştırma veya kaçma amacıyla kullanıldığı hissi
Bu sorun neden ortaya çıkabilir?
Yeme bozuklukları ve beden algısı sorunları karmaşık bir konudur. Bu sorunlar duygular, kontrol, utanç, stres, bedenden memnuniyetsizlik, travma, aile dinamikleri, kültür ve fiziksel sağlık gibi unsurları içerebilir. Bu sorunlar, özenli ve yargılayıcı olmayan bir desteğe layıktır.
- Vücutla ilgili memnuniyetsizlik, utanç veya kilo değişimi korkusu
- Duyguları yönetmek için yeme, kısıtlama, egzersiz veya kontrol yöntemlerini kullanmak
- Stres, mükemmeliyetçilik, travma, zorbalık veya eleştiri
- Aile, kültürel ya da sosyal medyadan gelen baskı
- Tıbbi takip gerektiren fiziksel sağlık sorunları
Terapi nasıl yardımcı olabilir?
Terapi sizi bir etikete indirgememelidir. İyi bir terapötik süreç, bu kalıbı anlamanıza, utancınızı azaltmanıza, kendinizi güvende hissetmenizi sağlamanıza ve hayatınıza uygun pratik adımlar atmanıza yardımcı olur.
- Yeme davranışlarının hem duygusal hem de pratik açıdan oynadığı rolü anlamak
- Utanç ve gizliliği azaltmak
- Yiyecek, beden ve duygular konusunda daha güvenli davranış kalıpları oluşturun
- Gerekirse mükemmeliyetçilik, kontrol, travma veya kaygı konularını ele alın
- Gerektiğinde tıbbi, beslenme veya yeme bozuklukları konusunda uzman bakım hizmetleriyle işbirliği yapın
Şu andan itibaren fark etmeye başlayabileceğiniz şeyler
Küçük gözlemler, ilk terapi seansını daha verimli hale getirebilir. Yardım istemeden önce her şeyi ayarlamış olmanıza gerek yoktur.
- Aşırı kurallardan veya telafi edici davranışlardan kaçının
- Yeme kısıtlaması, kusma, bayılma, hızlı kilo değişimi veya fiziksel belirtiler ortaya çıkarsa tıbbi yardım alın
- Mümkün olduğunca vücut teması azaltın
- Vücudunuzu utandırmayan kişilerden destek alın
- Belirtiler “yeterince ciddi” hale gelene kadar yardım istemek için beklemeyin
Ne zaman destek alınmalı?
Tıkınırcasına yeme bozukluğu sık, yoğun, tek başına yönetilmesi zor veya uyku, iş, eğitim, ilişkiler, beden sağlığı ya da güvenlik duygunuzu etkiliyorsa profesyonel destek almayı düşünün.
Acil güvenlik uyarısı: Kendinize zarar verebilecekseniz, başkasına zarar verebilecekseniz, güvende kalamayacağınızı hissediyorsanız veya acil bir tehlike altındaysanız, derhal yerel acil durum hizmetlerine veya bir kriz hattına başvurun. Acil bir durumda çevrimiçi bilgiler yeterli değildir.
Doğru terapisti bulmak
Tıkınırcasına yeme bozukluğunu anlayan, yaklaşımını açıkça açıklayan, sizin tolere edebileceğiniz bir tempoda çalışan ve ne zaman ek tıbbi, psikiyatrik, beslenme, aile ya da uzman desteğine ihtiyaç duyulabileceği konusunda dürüst olan bir terapist arayın.
Tıkınırcasına yeme bozukluğu için terapi hedefleri
İlk hedef genellikle her şeyi tek seferde çözmek değildir. Hedef, sorunu anlaşılır hale getirmek, sorunun devam etmesine neden olan davranışları azaltmak ve güvenli ve gerçekçi bir destek düzeyini belirlemektir. Bazı kişiler için bu, yapılandırılmış beceriler ve seanslar arası alıştırmalar anlamına gelir; diğerleri için ise travma, ilişkiler, yas veya kimlik konularında daha yavaş ilerleyen keşifsel bir çalışma anlamına gelir.