Doğum sonrası depresyonu anlama
Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonra veya doğum sonrası dönemde ortaya çıkan depresyondur. Bağlanmayı, uykuyu, iştahı, enerjiyi, öz değeri ve güvenliği etkileyebilir. Bir ebeveyn olarak başarısız olduğunuz anlamına gelmez.
Doğum sonrası depresyon tanınmış bir klinik durumu ifade edebilir, ancak tanı, şiddet ve doğru bakım düzeyini yalnızca nitelikli bir profesyonel değerlendirebilir. Bu sayfa açık bilgi ve yönlendirme amaçlıdır; durumunuzu bilen bir klinisyenin yapacağı kişisel değerlendmenin yerini alamaz. Semptomlar şiddetliyse, fiziksel risk içeriyorsa, ilaç, yoksunluk, kendine zarar verme ya da uyku, iştah, ruh hali veya güvenlikte büyük değişiklikler varsa, terapinin uygun tıbbi veya psikiatrik bakım ile koordine edilmesi gerekir.
Yaygın belirtiler ve yaşanmış deneyimler
Doğum sonrası depresyon kişiden kişiye farklı görünebilir. Aşağıdaki belirtiler kendi kendine teşhis için bir kontrol listesi değildir, ancak insanların tanıyabileceği yaygın deneyimleri tanımlar.
- Doğum sonrası kalıcı üzüntü, boşluk, suçluluk veya hissizlik
- İlgi, enerji veya bağlanma hissinin kaybı
- Kötü bir ebeveyn olduğunuzu hissetme ya da bebeğin siz olmadan daha iyi olacağı düşüncesi
- Yenidoğan döneminin normal düzensizliklerinin ötesinde uyku ve iştah değişiklikleri
- Kendine zarar verme düşünceleri veya bebeğe zarar vereceğine dair korku acil destek gerektirir
Bu sorun neden ortaya çıkabilir?
Moral bozukluğu ve depresyon, biyolojik faktörler, kayıplar, stres, yalnızlık, travma, tükenmişlik, fiziksel sağlık, uyku ve kişinin uzun süredir başa çıkma şekli gibi unsurlar tarafından şekillenebilir. Bunu sadece irade meselesine indirgemek nadiren yararlı olur.
- Kayıp, yalnızlık, stres veya yaşamda yaşanan büyük değişiklikler
- Uzun süreli özeleştiri, utanç ya da umutsuz düşünceler
- Uyku bozuklukları, ağrı, hastalık veya hormonal değişiklikler
- Tükenmişlik ya da uzun süreli aşırı yük
- Aile öyküsü veya daha önceki depresif dönemler
Terapi nasıl yardımcı olabilir?
Terapi sizi bir etikete indirgememelidir. İyi bir terapötik süreç, bu kalıbı anlamanıza, utancınızı azaltmanıza, kendinizi güvende hissetmenizi sağlamanıza ve hayatınıza uygun pratik adımlar atmanıza yardımcı olur.
- Geri çekilme, tekrarlı düşünme ve aktivite azalması eğilimlerini anlamak
- Yapı, bağ ve anlamın küçük kaynaklarını yeniden inşa etmek
- Değersizlik ya da umutsuzluk gibi acı verici inançlarla başa çıkmak
- Gerekli olduğu durumlarda keder, travma, stres veya ilişki faktörlerini ele alın
- Belirtiler şiddetli veya uzun süreli ise tıbbi veya psikiyatrik bakımla irtibat kurun
Şu andan itibaren fark etmeye başlayabileceğiniz şeyler
Küçük gözlemler, ilk terapi seansını daha verimli hale getirebilir. Yardım istemeden önce her şeyi ayarlamış olmanıza gerek yoktur.
- Motivasyonun gelmesini beklemek yerine, çok küçük adımlar atmayı tercih edin
- En az bir güvenilir kişiyle iletişimi sürdürün
- “Ya hep ya hiç” türündeki beklentileri azaltın
- Mümkün olduğunca uyku ve günlük ritmi koruyun
- Güvende kalamayacağınızı hissediyorsanız acil yardım isteyin
Ne zaman destek alınmalı?
Doğum sonrası depresyon sık, şiddetli, tek başına başa çıkması zor ise veya uyku, iş, eğitim, ilişkiler, beden sağlığı ya da güvenlik duygunuzu etkiliyorsa profesyonel destek almayı düşünün.
Acil güvenlik uyarısı: Kendinize zarar verebilecekseniz, başkasına zarar verebilecekseniz, güvende kalamayacağınızı hissediyorsanız veya acil bir tehlike altındaysanız, derhal yerel acil durum hizmetlerine veya bir kriz hattına başvurun. Acil bir durumda çevrimiçi bilgiler yeterli değildir.
Doğru terapisti bulmak
Doğum sonrası depresyonu anlayan, yaklaşımını açıkça açıklayan, sizin tolere edebileceğiniz bir hızda çalışan ve ek tıbbi, psikiyatrik, beslenme, aile veya uzman desteğinin ne zaman gerekli olabileceği konusunda dürüst olan bir terapist arayın.
Doğum sonrası depresyon için terapi hedefleri
İlk hedef genellikle her şeyi tek seferde çözmek değildir. Hedef, sorunu anlaşılır hale getirmek, sorunun devam etmesine neden olan davranışları azaltmak ve güvenli ve gerçekçi bir destek düzeyini belirlemektir. Bazı kişiler için bu, yapılandırılmış beceriler ve seanslar arası alıştırmalar anlamına gelir; diğerleri için ise travma, ilişkiler, yas veya kimlik konularında daha yavaş ilerleyen keşifsel bir çalışma anlamına gelir.










